Pek iyi olmayan bir ayı daha geride bıraktık. Hem ekonomik açıdan hem de ülke açısından psikolojik olarak yorucu bir ay olduğunu düşünüyorum. Kendi adıma, gündemde olan pek çok olaydan uzak kaldığımı söyleyebilirim. Çünkü bu ay planım kitap ve derslerdi; ayrıca ay içinde gelişen bazı durumlardan dolayı kendi projelerime de yoğun şekilde zaman ayırmam gerekti. Bu sebepten gündemi çok takip etmedim. Zaten aşırı gündem takip eden biri değilim; kendi belirlediğim hisseleri, halka arzları inceliyorum, kendi kabuğumda yaşamaya çalışıyorum. Ama son zamanlarda gelişen olaylar benim de canımı sıktı.

Açgözlü Olmamak

Her insan belirli bir finansal bilince ulaşamıyor. Bizim de ulaştığımız söylenemez ama en azından bu fonları almamamız gerektiğini bilecek kadar bir seviyeye geldiğimizi düşünüyorum ki almadık zaten.

Yüksek getiri herkesin istediği bir şey. Ama bu işi yapan insanlarda (örneğin Warren Buffet) gördüğüm birinci kural açgözlü olmamak. Çünkü hepimiz kısa sürede çok yüksek kazanç istiyoruz ama bu kazançlar milyonda bir ihtimalle sağlanıyor; bilinçsiz şekilde kazanıldığında da sonrasında yok olup gidiyor. O yüzden ayağı yere basıp bilinçli hareket etmek gerekiyor. Bu bilinci oluşturmak için zaten bu yazıları yazıyorum. Benden çok daha kaliteli içerik üreticileri var; bu insanların takip edilmesi, bu bilincin kazanılması gerekiyor.

Maalesef kolay para kazanılmıyor ama çok kolay kaybedilebiliyor. Bu herkes için geçerli. Bu işi 30-40 yıldır yapan insanlar bile bunu söylüyorsa oturup düşünmemiz lazım. Bu insanlar bizden iyi bilmelerine rağmen nasıl oluyor da alım yapmıyorlar? Bu ponzi ve dolandırıcılık sistemlerine neden girmiyorlar?

Bu konulara fonlarla ilgili kafamdaki yazıda daha uzun değineceğim. Hatta bir an önce yazmak istiyordum; büyük ihtimalle bu aylık rapordan sonra o yazıyı kaleme alırım. Hangisini önce yayınlarım bilmiyorum.

Enflasyon, Sepet ve Hissedilen Artış

Enflasyon %30’lu seviyelerde kalmaya devam ediyor. Kendi gözlemlerim ve verilerin ışığında sorayım: absürt derecede enflasyonu olan ürünler var mı? Var. Mesela soğanda %100 enflasyon olmuş diyelim; doğru olabilir. Ama kaç kişi ne kadar soğan tüketiyor ve bir evin gideri içinde yüzde kaçlık yer tutuyor? İşte bu çok önemli. Kira ve ev giderlerinin bütçedeki payı çok yüksek; soğanın payı yüksek değil. %100 artmış soğan ya da %170 artmış patlıcan, yıl boyunca giderlerimizin içinde yüzde kaç? Çok yüksek oranlar ama giderler içindeki payları düşük olduğundan enflasyonu yukarı taşımıyorlar. İnsanların enflasyonu daha yüksek hissetmesinin sebebi de açıkçası bu.

Öte yandan ev kiralarının, yeni giren kiracılar için değil oturanlar için, reel olarak enflasyonun altında arttığı söyleniyor. Altının durağanlaşmasıyla birlikte ev fiyatlarının da enflasyonun altında arttığı söyleniyor. Yani fiyatlar artmaya devam ediyor ama enflasyonun altında. Soğanın, patlıcanın artışı bu düşük artışlarla dengeleniyor diyebiliriz; bu da enflasyonu %30 gibi bir rakamda tutuyor. Önceki ay da söylediğim gibi, depremin etkisi ve petrol kaynaklı enerji maliyet artışları olmasaydı bu rakamın daha düşük olacağına eminim. O yüzden para politikası konusunda hükümeti eleştiren tarafta değilim. Uygulanabilecek adımlar belki daha hızlı olabilirdi ama çok farklı bir tablo olduğunu düşünmüyorum.

Bu ayın başka bir haberi, Merkez Bankası faizi sabit tuttu. %37 politika faizi varken %31,5 enflasyon olması, yaklaşık 5,5 puanlık bir faiz-enflasyon farkı bırakıyor; gecelik faizin %40 olduğunu da unutmayalım. Bir diğer haber ise, yeni orta vadeli plan açıklandı ama bu planların ülkemizde son zamanlarda uygulanamadığını düşünüyorum; hem konjonktürel olaylardan hem de gerçekçi olmayan, uygulanması çok zor hedefler konmasından dolayı. İçeriğine bakmanın pek bir şey değiştireceğini sanmıyorum. Yatırım kararlarımı alırken normalde bu planlara göre oran belirleyip şirket fiyatlamasını ona göre hesaplamak gerekir; ama yıllardır tutmadığını gördüğüm için şirketin kendi içsel değerini daha ön plana koyuyorum.

Şunu da kabaca söyleyeyim: son zamanlarda Merkez Bankası ve ekonomi yönetiminin gerçekten reel verilerle çalışmaya çalıştığını, tahminlerinde bile gerçekçi rakamlara yöneldiklerini görüyorum. Bu beni iyimser yapıyor. Çünkü bizim istediğimiz verilerin belirli olması. Ekonomideki en büyük problem, kesinlikle belirsizlik. Belirsizlik hesaplanamıyor; sadece tahminlerle değer biçiyorsunuz ve değer her türlü sapıyor. Küresel piyasada sıcak para da bu sebeple bir türlü ülkemize uğramıyor ve başka ülkelere yöneliyor. Hiçbir para sahibi belirsizliği risk/kâr modelini kuramadığım için belirsizliği sevmiyor.

Küresel Görünüm

Dünya haberlerine baktığımda FED’in ve Avrupa Merkez Bankası’nın faiz artırımlarını görüyoruz. Çok derinlemesine incelemedim ama okuduğum haberlerde bütün dünyada enflasyonun yeniden artmasının beklendiği, faizlerin tekrar yükselerek sıkı para politikasına dönüş sinyalleri verdiği söyleniyor. Ben de farklı düşünmüyorum. Ama pandemiden sonraki o sert sıkı döneme döneceğimizi sanmıyorum; daha ılımlı, bugünkü yatay seyirle bir kaç yıl daha devam ederiz diye düşünüyorum.

En büyük problemlerden biri Hürmüz’deki durum, yani devam eden Amerika-İran savaşı. Savaş bitmeyip arz daralınca Brent petrol yüksek seviyelerde seyrediyor. Eylül ayı sonundaki veriyi kontrol ettiğimde varil başına 100-105 dolardı. Düşmeyen Brent, bütün ülkelerde maliyetleri yukarı itip enflasyonu besliyor.

Türkiye ekonomisini bu açıdan ayrıca yorumlamaya gerek görmüyorum. Seçim dönemine giriyoruz; seçimi en iyi ihtimalle 2027 sonu, normalde 2028 Nisan-Mayıs gibi beklediğim için Türkiye’ye bir sıcak para girişi olabileceğini düşünüyorum. Belki 2026’da değil ama 2027’nin ilk yarısında görebiliriz. Ama enflasyonun kırılmaması büyük sıkıntı. Para politikası tarafında yapılabileceklerin çoğunun yapıldığını, maliye politikası tarafında ise piyasaların durulmasıyla adımların göz ardı edilebileceğini düşünüyorum. O yüzden mevcut stabilin seçim sürecine kadar devam edeceğini tahmin ediyorum. Hükümet kanadı gevşemeyeceğini söylüyor ama bunun ne derece doğru olduğunu bilmiyorum; pozisyonları buna göre almak bana yanlış geliyor. Ben pozisyonlarımı hep kötü senaryoya göre hazırlıyorum.

Yapay Zekâ Benim İşime Yaradı

Türkiye açısından kötü bir ay olsa da yapay zekâ tarafında kendi adıma çok iyi bir ay geçirdim; çünkü bu gelişmeler projelerde doğrudan işime yarıyor. OpenAI ve Anthropic tarafında ardı ardına çok iyi modeller geldi. GPT-6 Astra gelmişti ama bir süre sonra nedense ilk çıktığı günkü kadar iyi olmamaya başladı. Sonra gelen GPT-6 Sol ve Luna gerçekten daha iyi modeller. İki gün önce de GPT-6.1 sol çıktı; 6.1 SOL, Astra’ya yakın bir model bunun üstüne fiyatının çok daha ucuz olması ve OpenAI’ın abonelikte kullanım limitlerini sık sıfırladıkları için benim nezdimde Claude’un önüne geçiyor. Yine de profesyonel iş için kullanıyorsanız Claude Opus 5.5 ve Sonnet 5.5 çıktı; ikisi de GPT’nin bütün modellerini yerle bir ediyor burada tartışmak bile çok yersiz olur.

Benim en sevdiğim taraf Meta’nın Muse spark 1.3’ü ile DeepSeek V4.1 Flash oldu. 2024’te Gemini 2.0 ile proje yapmayı denemiştim; dediklerim anlaşılmıyordu, zekâsı bebek seviyesindeydi, beni çok yoruyordu. Nisan ayında siteyi yapmaya karar verdiğim de kullandığım GPT-5.5 ve Opus 4.6 efsane modellerdi; çoğu işimi görüyor hatta yeni modeller gelmese de insanlık yenilerini aramaz diye içimden geçirmiştim. Şimdi çıkan küçük Flash modelleri o günkü modellerin 10 puan üstünde ve hatta 10 kat daha ucuz. Muse spark 1.3 ile DeepSeek V4.1’i çıktıkları günden bu yana aktif kullanıyorum; çoğu işimi görüyor. Akıl gerektiren işlerde ChatGPT’yi kullansam da planlanmış, tanımlı görevlerin hepsinde bu ucuz modelleri kullanıyorum. Zaman geçtikçe bundan 6 ay 1 yıl sonra bugünkü Opus 5.5 ayarında kaliteli modellerde ucuz fiyatlara çıkacaktır aynı şimdi olduğu gibi açıkcası Çin’in açık kaynaklı modelleri olmasaydı bu kadar akıllı yapıların 20-100-200 dolarlık paketlerle bize verileceğine inanmıyorum. Üç yıl önce bir işlem için Python’da satırlarca algoritma yazmak gerekiyordu; şimdi anlayan, düşünen, öneriyle yazan bir yapı var rüya gibi geliyor bazen.

Gemini’den kullanıcıya hitap eden bir model hâlâ çıkmadı; siber güvenlik odaklı Gemini 4 Argon çıktı ama Gemini 4’ün hazırlanmakta olduğunu bilsek de ortada yok. Grok 4.7 yeni modelini çıkardı. Çin tarafı bu ay Flash modellerle yetindi: DeepSeek V4.1 Flash ile Minimax 3.1 Flash. Bence iyi gidiyorlar; Amerika’yı 6 ay geriden takip ediyorlar ve oradaki işlem gücünü düşününce fark büyük değil. Aynı eğitim gücüne sahip olsalar rahatlıkla yetişirler. 6 ay geriden gelmeleri beni üzmüyor; işim kodlama olmadığı için şuanki modeller bana rahatlıkla yetiyor. Bugün yettiğini düşünürsek 6 ay sonrasını tahmin bile edemiyorum. :)

Okuma, Çalışma ve Dinlenme

Geçtiğimiz ay için iki seriyi de bitirmeyi düşünüyordum ama olmadı. Hanedanlık Serisi’ni bitirdim; iki serinin kitaplarıda kalın oldukları için, Efsaneler Serisi kaldı. Yanında bir finans kitabı, “Warren Buffett tarzı” kitabını okudum. Finansla ilgili okuduğum en iyi kitap bu oldu. En iyi olmasının sebebi aslında önceki okuduklarımın buna destek olması. Bu kitabı okumadan önce Warren Buffett tarzının birebir aynısını uyguladığımı bilmiyordum. Bir sürü video, eğitim ve kitaptan sonra bu tarzın daha doğru olacağına kendi kendime bulduğumu sanmıştım; meğer yıllar önce bulunmuş. :)

Kitap kısmında 3 kitabı bitiremedim ama projelere çok yöneldim; özellikle son iki hafta gece gündüz çalışıyorum desem doğru olur. Film tarafında boş vakitlerimde izleyip oyun oynadım; kafamı dağıtacak kadar izlediğimi düşünüyorum. Bu azaldığında burnout olmak istemem. İnsan kendi psikolojisini yönetebilmeli; işin çoğu burada bitiyor. Psikolojini yönettiğinde yapmaya çalıştıklarının çoğunu yapabiliyorsun.

Eylül Ayında Bitirdiğim Kitaplar

  • Dune: Corrino Hanedanı — Brian Herbert
  • Warren Buffett Tarzı — Robert G. Hagstrom
  • Dune: Harkonnen Hanedanı — Brian Herbert
  • Dune: Atreides Hanedanı — Brian Herbert

Eylül 2026 İzleme Dökümü

Film Listesi (30)

Dizi Listesi (7)

Dizilerde sezon tamamlanınca bütün bölümleri bir oturuşta izleme alışkanlığım var; yıllardır böyle. Yoğun tempoda yeni bölümleri beklemek bana göre değil. “Ne zaman çıkacak?” demeye kalmadan sezon finali yapmış oluyor; listeye alıp tamamlanınca arka arkaya izliyorum. Son zamanlarda Netflix bize bu alışkanlığı kazandırdı diye düşünüyorum ondan önce herkes sabırsızlıkla her hafta dizileri beklerdi şimdi kimse beklemiyor, akşam dizilerini ertesi gün tam halini Youtubedan izleriz diyerek başka şeyler izliyorlar. Medya acayip güçlü dünyadaki bütün toplumları şekillendirme yetisini elinde bulunduruyor.

Anime Listesi (2)

Manhwa Listesi (1)

  • Solo Leveling (2018) | Benim puanım: 10/10

Daha önce defalarca okuyup izlememe rağmen ne zaman bunalsam çok iyi kafa dağıtıcı olarak kullandığım silahlardan birisi Solo Leveling çoğu kişi klişe olarak nitelendiriyor ama bir insanın en dipten yükseliş hikayesini eğlenceli ve kısa bir şekilde izlemek benim motivasyonumu yükseltiyor.

Yatırımlar ve Kırılım

Yaklaşık bir ay önce bir arkadaşım, bankacısının tavsiyeleriyle iyi bir miktar parasını çeşitli yatırımlara yönlendirmiş ve bu konuda benden fikir istemişti. Maalesef bu fikirler her zaman olduğu gibi yatırım yapıldıktan sonra soruluyor. Portföyün ağırlığı iki kalemde toplanmıştı: bir endeks fonu ve şu an hakkında soruşturma yürütülen fonlardan biri. Geri kalan kısım altın ve Amerikan borsalarına dağılmıştı.

Fonların getirisi güzel görünse de bu rakamın sanal olabileceğini, tam çıkış yapılabilecek bir dönemde olduğumuzu söyledim ve ona şunu sordum: “İstediğin anda çıkabilecek misin?” Cevabı yoktu. Kimseye talimat vermeme kuralımı burada da bozmadım. “Çık” demedim, yalnızca riski anlattım.

Fonun içindeki hisseleri tek tek inceledik. Özellikle ilk sıradaki hisselerin çoğunun aslında borsada olmaması gerektiğini gösterdim. Endeks fonunda da aynı yöntemi izledim. BIST 30’daki şirketleri anlayabiliyorum, ancak BIST 100’deki yaklaşık 40 şirketi tek tek ele alarak bunların kurallar gereği endekse girdiğini, aslında orada yer almaması gerektiğini anlattım. İki hafta sonra olaylar patlak verdi.

Kendi açımdan, aylardır borsaya yatırım yapmıyordum; bir patlama ve düşüş bekliyordum. 12.400-12.600 seviyelerinde dönüş bekliyordum, bugünkü 12.000’li seviyeyi değil. Hesaplayamadığım şeyi itiraf ediyorum: insanların diğer işini iyi yapmayan çalışan fonlardan da korkup çıkacağını hiç düşünmemiştim. İnsanların bilgisini yüksek varsayarak konuşuyoruz; fonun yapısını bilmeden yatırım yaptıklarını unutuyorum. Bunu hesap etseydim 12.000’lerin altına düşüş garanti derdim. Çünkü fon yöneticileri de çıkış olacağını bilip satış yapacaktı; insanların çıkışı etkiyi büyüttü. Belki etki sürecek ama yazdığım gün itibarıyla dip görülmüş olabilir; son bir çıkış olmazsa göreceğiz.

Açıkçası uzun süredir hisse alımları için beklettiğim parayı sonunda bu hafta hisse alımlarımı yaparak kulanmış oldum; aylardır beklediğim alımlardı. Bir süredir incelediğim şirketler vardı ve piyasanın çok ucuz olduğunu düşündüğüm için bu seviyeler benim için çok makul göründü. Yine de eklemek isterim; ülkemizde hiç bir zaman ne olacağı belli olmaz o yüzden bütün paramla alım yapmamaya özen gösteriyorum her zaman bir miktar kenara koymak güvenlik marjı oluşturuyor.

Ekim ayı için Dune: Efsaneler Serisini bitirip evrene filme kadar veda etmek istiyorum, bir yönüyle bu kadar uzun sürede okumak filmle arasını kapatmış oldu (züğürt tesellisi oldu :)). Bu düşüşler her zaman finans konusunda öğrenme iştahımı kabartıyor o yüzden biraz o taraftan okumalar yapmak istiyorum soğuklarda geldi sıcacık kahve yanına bilgi dolu bir kitapla, huzurlu bir ay geçiririm umarım.

İyi dileklerle bir ayı daha uğurluyorum.